GENEL BAŞKANIMIZ RAFİ AY, TÜRKİYE KADIN AĞI TOPLANTISINA KATILDI
Genel Başkanımız Rafi AY, Industriall Türkiye Kadın Ağı Toplantısı’nda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışmalarımızı Paylaştı
IndustriALL Küresel Sendika tarafından “Kongre Eylem Planının Uygulanması ve
Cinsiyet Eşitliğini Dönüştürücü Gündeme İlişkin Karar” başlığıyla
düzenlenen Türkiye Kadın Ağı Toplantısı, 24 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul’da
gerçekleştirildi.
Toplantıya IndustriALL Küresel Sendika yöneticileri ile
Türkiye’deki üye sendikaların genel başkanları ve temsilcileri katıldı.
Sendikamızı temsilen Genel Başkanımız
Rafi Ay ve Kadın Komitesi Başkan
Yardımcımız Aleyna Avcı toplantıya yüz yüze katılırken, Kadın Komitesi Başkanımız Fulya Pınar Özcan
toplantıya çevrimiçi olarak iştirak etti.
Toplantıda IndustriALL Küresel Sendika Kongresi’nde kabul
edilen Feminist Kararın Türkiye’de somut bir gündeme ve eylem planına nasıl
dönüştürülebileceği; kadınların sendikal karar alma mekanizmalarındaki temsili,
çalışma yaşamında cinsiyete dayalı şiddet ve tacizin önlenmesi, ücret eşitliği
ve cinsiyete dayalı ücret farkının ortadan kaldırılması başta olmak üzere
farklı boyutlarıyla ele alındı.
Genel Başkanımız Rafi AY: “Taahhüdü Ölçülebilir Kurumsal
Değişime Dönüştürmeliyiz”
Toplantının Başkanlar Oturumunda konuşan Genel Başkanımız Rafi Ay, IndustriALL
Küresel Sendika Kongresi’nde kabul edilen Feminist Kararın Türkiye’de nasıl
somut bir gündeme ve eylem planına dönüştürülebileceğinin başkanlar düzeyinde
tartışılmasını son derece önemli bulduklarını ifade etti.
Öz İplik İş açısından toplumsal cinsiyet eşitliğinin yeni
bir çalışma alanı olmadığını belirten Ay, 2012 yılında Kadın Komitesinin kurulmasıyla birlikte bu alandaki
çalışmaların daha kurumsal bir yapıya kavuştuğunu söyledi.
Kadın Komitesinin yıllar içinde yalnızca kadın üyelerin
çalışma ve sendikal yaşamda karşılaştıkları sorunları gündeme taşıyan bir yapı
olmaktan çıkarak sendikanın toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının
şekillenmesine yön veren önemli bir mekanizmaya dönüştüğünü vurgulayan Ay,
kadınların sorun ve taleplerinin sistematik biçimde sendikal gündeme
taşındığını ifade etti.
Öz İplik İş’in son 14 yıldaki çalışmalarını yalnızca
kadınlara yönelik eğitim ve etkinliklerle sınırlandırmadığını kaydeden Genel
Başkanımız Ay; işyerinde şiddet ve
tacizin önlenmesi, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması, kadın istihdamının
artırılması, kadın liderlerin yetiştirilmesi, toplumsal cinsiyet perspektifiyle
gerçekleştirilen işyeri ziyaretleri, kadınların sendikal karar alma süreçlerine
daha güçlü katılımı, adil geçiş ve toplu pazarlık başta olmak üzere
geniş bir alanda çalışmalar yürütüldüğünü aktardı.
Kadın Komitesinin de zaman içinde yalnızca genel merkezde
faaliyet gösteren bir yapı olmaktan çıkarak illerdeki kadın sorumluları ve
işyerlerindeki kadın üyeler aracılığıyla sahaya ulaşan ve kadınların sorun ve
taleplerini sendikanın karar mekanizmalarına taşıyan kurumsal bir yapıya
dönüştüğünü belirtti.
Öz İplik İş’te Katılımcı Toplumsal Cinsiyet Denetimi
Genel Başkanımız Ay, yıllar içerisinde oluşturulan birikimin
ardından Öz İplik İş’in kendisine “Bütün
bu çalışmalar sonucunda kurumsal olarak ne kadar dönüşebildik?” sorusunu
yönelttiğini ve bu soruya yanıt verebilmek amacıyla önemli bir adım daha
atıldığını söyledi.
Bu kapsamda IFWE –
Kadınların Güçlendirilmesi Girişim Derneği tarafından yürütülen Eşitlik İçin
Sendikalar Projesi çerçevesinde Öz İplik İş’te Katılımcı Toplumsal Cinsiyet
Denetimi (PGA) gerçekleştirildiğini belirten Ay, PGA’nın klasik anlamda
bir denetim olmadığını; sendikanın kendi yapısına toplumsal cinsiyet eşitliği
perspektifinden bakmasını sağlayan katılımcı bir süreç olduğunu ifade etti.
PGA kapsamında sendikanın politika ve strateji belgeleri,
yönetişim yapısı, eğitim faaliyetleri, toplu iş sözleşmeleri ve uygulamalarının
incelendiğini belirten Ay; farklı görev ve temsil düzeylerinden 20 kişiyle bireysel mülakat, genel
merkez yöneticileri, şube temsilcileri, Kadın Komitesi üyeleri, kadın ve erkek
üyelerle beş ayrı odak grup görüşmesi
yapıldığını aktardı.
Sürecin son aşamasında ise 18 kişinin katıldığı doğrulama ve önceliklendirme atölyesinde
bulguların birlikte değerlendirildiğini ifade etti.
PGA sonuçlarının Öz İplik İş’in aktif ve kurumsallaşmış
Kadın Komitesini, toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki güçlü kurumsal
iradesini ve şiddet ve tacizle mücadelede yıllar içerisinde oluşturduğu
birikimi güçlü yönler arasında ortaya koyduğunu belirten Ay, denetimin asıl
değerinin bundan sonra hangi alanlarda değişim gerektiğini göstermesi olduğunu
söyledi.
Önümüzdeki İki Yıl İçin Üç Temel Öncelik
Genel Başkanımız Ay, PGA sonuçları doğrultusunda Öz İplik
İş’in önümüzdeki iki yıllık dönem için üç temel öncelik belirlediğini açıkladı.
İlk önceliğin; şiddet, taciz, mobbing ve ayrımcılık
vakalarında kadınların ve tüm üyelerin güvenle başvurabileceği, gizliliğin
sağlandığı, başvuruların nasıl değerlendirileceği ve sonuçlandırılacağının açık
biçimde tanımlandığı güvenli, bağımsız
ve izlenebilir bir şikâyet mekanizmasının oluşturulması olduğunu
söyledi.
İkinci önceliğin kadınların karar alma mekanizmalarındaki
temsil ve etkisinin artırılması olduğunu ifade eden Ay, kadınların yalnızca
sendikal faaliyetlere katılmasının yeterli olmadığını; sendika yönetiminde, işyeri karar mekanizmalarında ve özellikle toplu
pazarlık süreçlerinde daha fazla söz ve karar sahibi olmalarının sağlanması
gerektiğini vurguladı.
Üçüncü öncelik olarak ise eğitimlerin daha geniş bir tabana
yayılması ve etkisinin ölçülmesini gösteren Ay, bundan sonraki dönemde yalnızca
“Kaç kişiye eğitim verdik?” sorusunun değil, “Bu eğitim sonucunda ne değişti?” sorusunun da sorulması
gerektiğini belirtti.
“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yalnızca Kadın Komitelerinin
Sorumluluğu Değildir”
Genel Başkanımız Rafi Ay, IndustriALL Feminist Kararı ile Öz
İplik İş’in yıllar içerisinde edindiği deneyim ve PGA sonuçları arasında güçlü
bir bağ bulunduğunu ifade etti. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yalnızca kadın
komitelerinin sorumluluğuna bırakılamayacağını vurgulayan Ay, eşitlik
yaklaşımının örgütlenmeden toplu
pazarlığa, iş sağlığı ve güvenliğinden şiddet ve tacizle mücadeleye, adil
geçişten sendikal liderliğe kadar sendikanın bütün politikalarına yerleşmesi
gerektiğini söyledi.
Ay, PGA deneyiminin ortaya koyduğu en önemli derslerden
birini şu sözlerle ifade etti:
“Taahhüt önemlidir; ancak taahhüdü ölçülebilir kurumsal
değişime dönüştürmemiz gerekir.”
IndustriALL Feminist Kararının Türkiye’de uygulanması için
üye sendikaların birlikte daha somut mekanizmalar geliştirebileceğini belirten
Ay; sendikaların kendi yapılarını toplumsal cinsiyet perspektifinden
değerlendirebileceğini, kadınların yönetim, temsil mekanizmaları ve toplu pazarlık
süreçlerindeki durumunu ortaya koyan ortak göstergeler belirlenebileceğini ve
toplu iş sözleşmelerinin eşit ücret, şiddet ve taciz, bakım sorumlulukları ve
toplumsal cinsiyet eşitliği açısından birlikte incelenebileceğini ifade etti.
Genel Başkanımız Ay ayrıca, ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve
Taciz Sözleşmesinin Türkiye tarafından onaylanmasının birlikte savunulması
gerektiğini, bununla birlikte sözleşmenin ilkelerinin bugünden toplu iş
sözleşmelerine ve işyeri uygulamalarına taşınmasının önem taşıdığını kaydetti.
Konuşmasının sonunda Öz İplik İş’in önümüzdeki dönemde; iyi uygulamalardan kurumsal standartlara, kadınların katılımından karar alma gücüne, eğitimden ölçülebilir etkiye, taahhütten hesap verebilirliğe geçmeyi hedeflediğini ifade eden Genel Başkanımız Rafi Ay, IndustriALL Feminist Kararının üye sendikalar açısından ortak bir dönüşüm fırsatı olduğunu vurguladı.
Öz İplik İş’in 14 yıllık deneyimini paylaşmaya, diğer sendikaların iyi uygulamalarından öğrenmeye ve Türkiye’de ortak ve güçlü bir toplumsal cinsiyet eşitliği gündeminin oluşturulmasına katkı vermeye hazır olduğunu belirten Ay sözlerini şöyle tamamladı: “Hedefimiz yalnızca sendikalarda daha fazla kadının bulunması değildir. Kadınların sendikalarda karar verdiği, toplu pazarlığı şekillendirdiği ve çalışma hayatının dönüşümünde gerçek bir aktör olduğu eşitlikçi bir sendikal hareket yaratmaktır.”
CİNSİYETE DAYALI ŞİDDET VE TACİZLE MÜCADELE ELE ALINDI
Başkanlar Oturumunun ardından toplantı gündemi “Cinsiyete
Dayalı Şiddet ve Taciz: Türkiye Bağlamında Önleme ve Mücadele Konusunda
Kaydedilen İlerlemeler” başlığıyla devam etti.
Oturumda cinsiyete dayalı şiddet ve tacizin önlenmesinde
sendikaların rolü, işyerlerinde geliştirilen uygulamalar ve toplu pazarlık mekanizmalarının
nasıl kullanılabileceği değerlendirildi. Program kapsamında MESS ile cinsiyete
dayalı şiddet ve taciz konusunda gerçekleştirilen sektörel toplu pazarlık
sonuçları ve metal işçileri sendikalarının deneyimleri de paylaşıldı.
Toplantıya çevrimiçi katılan Kadın Komitesi Başkanımız
Fulya Pınar Özcan da bu bölümde Öz İplik İş’in cinsiyete dayalı şiddet ve
tacizin önlenmesine yönelik geliştirdiği yenilikçi uygulama ve yaklaşımları
katılımcılarla paylaştı.
Özcan, şiddet ve tacizle mücadelenin yalnızca farkındalık
çalışmalarıyla sınırlı kalmaması; önleme, sosyal diyalog, toplu pazarlık ve
çalışanların güvenle başvurabileceği kurumsal mekanizmalarla desteklenmesi
gerektiğine dikkat çekti.
Öz İplik İş’in bu alandaki çalışmalarına ilişkin olarak,
sendikamızın 2018 yılında IndustriALL’ın “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Tacize
Hayır: İşyerimizde de Sendikamızda da Yeri Yok” taahhüdünü imzalamasının
ardından işyerinde şiddet ve tacizle mücadele alanında önemli bir deneyim
oluşturduğu ifade edildi.
2019 yılında kurulan Sosyal Diyalog Platformu kapsamında
20 şirketin şiddet ve tacize karşı sıfır tolerans yaklaşımını benimsemesi
de sendikamızın bu alandaki uygulamalarından biri olarak öne çıktı.
Oturumda ayrıca kadınların çalışma yaşamında maruz
kalabildiği şiddet, taciz, ayrımcılık ve baskı biçimlerinin önlenmesinde
sendikaların üstlenebileceği roller üzerinde duruldu. Özellikle genç,
güvencesiz ve kayıt dışı çalışan kadınların karşı karşıya olduğu risklere
dikkat çekildi.
ÜCRET EŞİTLİĞİ VE CİNSİYETE DAYALI ÜCRET FARKI TARTIŞILDI
Toplantının öğleden sonraki programı “Ücret Eşitliği ve
Cinsiyete Dayalı Ücret Farkı: Türkiye Bağlamında Neyden Bahsediyoruz?”
başlıklı oturumla devam etti.
IndustriALL Küresel Sendika’dan Armelle Séby, ücret
eşitliğine ilişkin temel kavramlar, tanımlar ve yaygın yanlış algılar üzerine
değerlendirmelerde bulundu.
Ardından ILO Ankara Ofisi’nden Emel Akalın,
Türkiye’de kadınlar ve erkekler arasındaki ücret farkının mevcut durumuna
ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.
Oturumda özellikle “eşit değerde işe eşit ücret”
ilkesinin yalnızca aynı işi yapan kadın ve erkek çalışanların aldıkları
ücretlerin karşılaştırılması anlamına gelmediği vurgulandı.
Kadınların ve erkeklerin yaptığı farklı işlerin gerektirdiği
beceri, sorumluluk, çalışma koşulları ve taşıdığı değer bakımından da
karşılaştırılması gerektiğine dikkat çekildi. Kadınların yoğun olarak çalıştığı
iş ve sektörlerde ücret seviyelerinin daha düşük kalmasının arkasındaki yapısal
nedenler tartışıldı.
Bakım sorumluluklarının kadınların çalışma süreleri, kariyer
ilerlemeleri, iş tercihleri ve ücret düzeyleri üzerindeki etkileri de
toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Ücret eşitliğinin yalnızca ücret politikaları üzerinden
değil; bakım hizmetlerine erişim, dengeli ebeveyn izinları, kayıt dışı
istihdamla mücadele, kadınların karar alma mekanizmalarında temsilinin
artırılması ve toplu iş sözleşmelerinde eşitlik hükümlerinin güçlendirilmesiyle
birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi.
ÜCRET ŞEFFAFLIĞI VE CİNSİYET AYRIMI GÖZETMEYEN İŞ DEĞERLENDİRMESİ
Toplantı, “Ücret Şeffaflığı ve Cinsiyet Ayrımı Gözetmeyen
İş Değerlendirmesi Yoluyla Ücret Eşitliğinin Geliştirilmesi” başlıklı
oturumla devam etti.
ILO teknik uzmanı Rosalia Vazquez-Alvarez, ücret
şeffaflığı ile cinsiyet ayrımı gözetmeyen iş değerlendirmesinin ücret
eşitliğinin sağlanmasındaki rolüne ilişkin teknik bir sunum gerçekleştirdi.
Ardından Birleşik Metal-İş ve Petrol-İş, cinsiyetler
arası ücret farkına ilişkin gerçekleştirdikleri veri toplama çalışmalarında
kullandıkları yöntemleri ve bu çalışmalardan elde edilen deneyimleri
katılımcılarla paylaştı.
Yapılan değerlendirmelerde ücret eşitsizliğinin görünür hale
getirilebilmesi için işyeri ve sektör bazında düzenli ücret analizleri
yapılmasının; kadın ve erkek çalışanların ücret, görev, kıdem ve
sorumluluklarının somut veriler üzerinden karşılaştırılmasının önem taşıdığı
ifade edildi.
INDUSTRIALL FEMİNİST KARARI SENDİKALARDA YAPISAL DÖNÜŞÜMÜ
HEDEFLİYOR
Toplantının bütün oturumlarına temel oluşturan IndustriALL
Feminist Kararı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sendikaların belirli bir
çalışma alanıyla sınırlı tutulmamasını; örgütlenme, toplu pazarlık,
yönetişim, yapılar, uygulamalar, liderlik gelişimi, politika ve kampanyaların
tamamına yerleştirilmesini öngörüyor.
Kararda ayrıca cinsiyete dayalı ücret farklarını görünür
kılan ve ortadan kaldırmayı hedefleyen şeffaf ücret uygulamalarının
geliştirilmesi, bakım emeğinin ekonomik değerinin tanınması, toplumsal
cinsiyete duyarlı iş sağlığı ve güvenliği politikalarının oluşturulması ve
toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve tacizin önlenmesi ile müdahalenin toplu
sözleşmeler ve işyeri mekanizmaları aracılığıyla kurumsallaştırılması talep
ediliyor.
Feminist Karar; kadın işçilerin gerekli özen, izleme ve
şikâyet süreçlerinin merkezinde bulunmasını, toplumsal cinsiyet etkilerini
dikkate alan bağlayıcı gerekli özen çerçevelerinin geliştirilmesini ve kadın
işçilerin anlamlı katılımıyla daha güçlü küresel anlaşmalar oluşturulmasını da
öngörüyor.
SONRAKİ ADIMLAR DEĞERLENDİRİLDİ
Toplantının son bölümünde IndustriALL üye örgütleri
tarafından Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğini dönüştürecek bir gündemin
hayata geçirilmesi için atılabilecek sonraki adımlar ele alındı.
IndustriALL Küresel Sendika’dan Göknur Marş
tarafından sonraki adımlara ilişkin öneriler sunuldu; ardından üye sendikaların
katkılarıyla genel oturum tartışması gerçekleştirildi.
Toplantıda kadınların sendikal yönetim, temsilcilik ve karar
alma mekanizmalarındaki oranının artırılması, toplu iş sözleşmelerine toplumsal
cinsiyet eşitliği, şiddet ve tacizin önlenmesi ve eşit değerde işe eşit ücret
hükümlerinin daha güçlü biçimde yansıtılması, kadın komitelerinin kurumsal
kapasitesinin artırılması ve ücret eşitsizliğinin düzenli verilerle izlenmesi
öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Toplantı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yalnızca kadınlara
yönelik özel çalışmalarla değil; sendikal örgütlenme, toplu pazarlık, ücret
politikaları, sosyal koruma, bakım hizmetleri ve karar alma mekanizmalarının
tamamında bütüncül ve dönüştürücü bir yaklaşımla ele alınması gerektiği
vurgusuyla sona erdi.

